Okuyarak öğrenmek insanlar için en etkili ve kolay öğrenme yoludur. İnsanlar yararsız işlerle geçirdiği zamanlarda kitap okumuş olsa bilgi ve birikimlerinin yaklaşık %60’ını bu sayede edinmiş olacaklar. Toplumsal ilişkilerdeki kalitenin artması, hayal gücümüzün gelişmesi, bakış açımızın değişmesi, konuşma yeteneği kazanmak, etkin ve nitelikli bir insan olmak, bilgi ve becerilerimizin artışı, hakim olduğumuz konuların çoğalması gibi bir çok erdemi bize kitaplar kazandırmaktadır. Okumaya başlayan insan değişmeye başlar ve değişim her zaman mutlaka olumlu yönde olur.
Çocukken kitap okuma alışkanlığı kazandırılmamıştı ve bunu bir hayat tarzı haline getirinceye kadar çok savaş verdim kendimle. 2000 yılından itibaren okumaya başladım ve yıl 2010’a geldiğinde kendimdeki değişime inanamadım. Artık çok farklı şeyler düşünüyor, hayal ediyor ve yaşıyordum.
Bu gün kendimi kitap okuma konusunda çok eksik ve yetersiz hissetmeme neden olan bir şeyi paylaşmak istiyorum sizlerle.
Ülkelerin kitap okuma oranlarına bakıldığında 86. Sırada olan,
Yaklaşık 1500 kütüphanesi bulunan,
75 Milyonluk nüfusundan 70bin kişisinin okuma alışkanlığı edindiği,
Yılda 6 saat kitap okunan, günde 5 saat televizyon izlenen,
Yapılan araştırmalar sonucu ihtiyaçlar sıralamasında 235. Sırayı kitabın aldığı,
Birleşmiş Milletler araştırmasında Norveç’in 137$ ile en yüksek orana sahip olduğu, dünya ortalaması ise 1,3$ olan yıllık kitaba ayrılan bütçenin sadece 0.45$ olduğu bir ülkede “ Kitap Okuma Günleri” etkinliğine katıldım.
Baharı selamlayan, güneşli bir Pazar gününde daha önce defalarca katılmak istememe rağmen türlü bahanelerle ertelediğim bu etkinlik evime çok yakın bir kafede yapılıyordu. Konsepti çok bilmediğimden hazırlıksız gitmiştim. Aslında çeşitli tahminlerim vardı etkinlikle ilgili. Herkes belirli bir süre kitap okuyor olabilir, farklı yerlerde yapıldığı için birbirin tanımayan insanlar tanışabilir ve çay kahve içerek sıcak bir muhabbet ortamı olabilirdi.
İçeriye girdiğimde başlamışlardı ve sessizce oturacak bir yer aradım. Boş olan bir masaya oturdum ve hemen yanımdaki arkadaş adımı sorup bir etikete yazarak verdi ve yakama takmamı istedi. Masalar birleştirilmişti ve herkesin önünde kapalı duran bir kitap vardı. Her etkinliğe bilgi birikiminden faydalanmak adına bir konuk davet ediliyor ve tamamen bir muhabbet ortamında onlarca konu konuşuyorlardı. Her hafta bir kitap bitirmeye yönlendiren bu etkinliğin haftasonu toplantılarında kişiler okudukları kitap hakkında bilgiler verip özet geçiyorlardı. Müthiş bir konsept..! Konuların zenginliğine inanamazsınız. Stresin insan üzerindeki etkisinden tutun, bilginin insan hayatındaki önemine, kişisel gelişimden tutun Afrikada’ki insaların sıkıntılarına, Avrupa’da yaşayan insanların gözündeki Türk izlenimlerinden, şirketlerin halkla ilişkilerine kadar…
Düşün Taşın Derneği’ne ait bu etkinlik her hafta sonu farklı bir mekanda yapılıyor. 70. Kitap Okuma Günleri Etkinliği İstanbul’la beraber İzmir, Düzce, Trabzon, Giresun, Mersin, İstanbul, Çorum, Antalya, Sakarya ve Polonya ile birlikte tam 10 farklı yerde yapılmış. Bu oluşumun mimarı Selim Çavuş’u bütün samimiyetimle kutluyorum. Umarım yakın zamanda Türkiye’nin 81 ilinin bütün ilçelerinde aynı anda binlerce kişinin katılımıyla yapıldığına da şahit oluruz.
Geçen yaz Afiraka’ya, Kenya Dadaab Kampına gönüllü sağlık yardımı için gittiğimde çocukların okumak için harcadıkları çabayı ve bu kadar istiyor olmalarına rağmen kısıtlı imkanlar yüzünden tahtalara ve ağaç kabuklarına yazarak bu ihtiyaçlarını giderdiklerine şahit olmuştum. Bu gün ne kadar şanslı bir toplum olduğumuzun farkına bir daha vardım.
Kitap okumanın değerinin ve kıymetinin anlaşılması, okuyan sayısını artırılması için göstermiş olduğunuz gayret adına… Düşün Taşın Derneği ve tüm ekibine tebrikler, teşekkürler…
merhaba haziran ayı başlarında kkm de sizden eğitim almıştık. Benim için keyifli ve faydalı bi eğitimdi. Kişisel gelişimle ilgili kitap ve yazar isimleri önerebilirseniz sevinirim…