Hiç düşündünüz mü “engelli doğmakla – engelli olmak” arasında ki farkı ?
Ülkemizdeki 9milyon engelli vatandaş dışında çok azımızın aklına gelmiştir belki ama üzerinde uzun uzun düşünmek yerine “Allah korusun” diye tahtaya vurmuşuzdur!
Toplam engelli vatandaş sayısı ülke nüfusunun neredeyse %13’ünü oluştururken, engelliler ile ilgili derneklere üye olma oranı %0,4…
Bu rakamları şu yüzden veriyorum; sene artık 2012 ve biz hala beraber yaşamayı, onlarla el ele vermeyi, yeterince saygı ve özen göstermeyi beceremiyoruz ki toplum içine çıkmadan kendi hayatlarını sürmeye devam ediyorlar. Kendileriyle ilgili dernek ve kuruluşlarda bile aktif rol almak istemiyorlar…
Onlar için ne gibi imkanlar var diye biraz bakınmaya başladım etrafıma. Son yıllarda bu konuda oldukça hassas davranmaya çalışan bir siyasi yapılanma var. Özellikle Belediyeler özel dizayn edilmiş araçlar, özel taksiler ve sosyal faaliyetlerle biraz olsun yanlarında olduklarını hissetmeye başlamış. Dernek ve kuruluşların aktif katılımlarıyla engellilere tanınan haklar iyileştirilmiş ve bu konuda devam eden onlarca çalışma var. Yine aynı derneklerin yönlendirmesiyle meslek edindirme kursları ve sosyal aktivite alanları belirlenmiş. En çok takdir ettiklerin arasında Görme Engelliler Teknoloji Laboratuvarı (GETEM) tarafından projelendirilen Dijital Kütüphane… İstekler doğrultusunda seslendirilen kitaplar görme engelli vatandaşlarımız tarafından büyük ilgi görüyor.
“Normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlar” olarak tanımlanıyor “Engelli” kelimesi.
Bu tanımdan yola çıkacak olursak bir farklılık söz konusu engelli ile engelli olmayan arasında. Hani uzun insanın kısa insandan, renkli gözlünün kahverengi gözlüden olan farkı gibi. Her insanı diğerlerinden ayırt edecek bir özelliği ve farklılığı olduğu gibi..Hiç birimiz standart halde doğmamış ve yaşamıyorken sanki tek farklı ve normal dışı olan onlar gibi davranıyoruz.
Beşiktaş bedensel engelliler basketbol takımının antremanını izlemeye gittim. Onlarla sohbet ettim ve fotoğraflarını çektim. O kadar azimliler, o kadar istekliler ve o kadar keyifliler ki bitsin istemedim. Geri döndüğümde elimdeki kaynaklardan ve internetten “başarılı engellileri” araştırdım. Öğrendiklerim inanılmazdı…!
Çok sevdiğim ve yakın bir dostum var, küçükken geçirdiği hastalık sonucu koltuk değneğiyle yürüyen. Müthiş bir başarı hikayesi yazdırdı yaptıkları ve yaşadıklarıyla. Evli 2 tane dünyalar güzeli kızı var ve harika bir tasarımcı, girişimci. Onu ve başarılarını düşünürken söylediği bir söz takılıyor aklıma “ eğer engelli bir yanın varsa, mutlaka normalden çok daha fazla gelişmiş başka bir özelliğin vardır”. Gerçekten bütün engellilerde bu hep böyle olmuş. Bizler boş ve anlamsız yürürken onlar oturup uzun uzun düşünerek, yazarak, çizerek, okuyarak geliştiler. Bizler boş ve anlamsız şeyleri seyrederken onlar mümkün olduğunda uzağı koklayarak yanlışsız tahminlerde bulundurlar…
Aşık Veysel’in gözleri görmüyor muydu cidden? “Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa” derken o güzelliği hiç görmeden bu kadar güzel tarif ettiğine inandırabilir miydi bizi?
Filarmoni orkestralarından batı enstrümanları virtüözlerine hatta kuytu köşedeki mahalle okullarının tenefüs zillerine kadar bir çok yerde eserleri çalınan Beethoven’ın işitme engelli olarak bunları başardığına beni inandırabilir misiniz?
Abraham Lincoln ve Büyük İskender gibi tarihin ve ülkelerin gidişatına yön vermiş isimlerin bedensel engelleri olduğuna hiç inanır mıyım?
Engelli sporcuların engellerine inat aldıkları madalyalarını bile görsem, hatta şampiyonluk kutlamalarına bile gitsem sizce inanır mıyım?
İNANMAM…
Bütün engellerine, zorluklara ve bizim onlara olan dikkatsiz davranışlarımıza rağmen bu kadar azimli ve çalışkan hatta başarılı olduklarını gördüğümde ben kendimde var olduğunu düşündüğüm vasıflara İNANMAM…!
Eğer onlar başarılıysa ki bu gün kadar aşikar, ben gerçekten ENGELLİ(gibi)YİM !
Daha fazla görüşmek, daha fazla kucaklaşmak ve daha fazla başarı hikayelerine yürümek için artık beraberiz…
Engel : Mani olma, zorlaştırma. Bazı bölgeleri anatomik olarak bozuk olabilir ama fiziki eksiklik mi yoksa fiziği eksik kullanmak mı? Çoğu insan tıbben sapa sağlamken; engelle hayatlarını sürdüren, başarılı olan kişilerden daha engelli ve eksik. Keşke engelli arkadaşlarımıza yaklaşırken kendi engellerimizi düşünsek. Duyarlılık için teşekkürler…